Mini Hikaye Dersleriyle Pratik İngilizce Öğreniyorum

Mini Hikaye Dersleriyle Pratik İngilizce Öğreniyorum

Ülkemizdeki eğitim müfredatında ciddi bir seviyede İngilizce dersleri verilmesine rağmen İngilizce konuşma oranını maalesef çok düşüktür. Bunun en büyük nedeni, İngilizceye bir dil olarak değil bir ders olarak yaklaşılmasıdır. İngilizce ders kitaplarıyla gramer kurallarını ezberlemek, boşluk doldurma testleri ve kelime listeleri ezberlemek okuduğunuz İngilizceyi anlamanızda biraz yardımcı olabilir elbette. Ancak söz konusu akıcı İngilizce konuşmak ise bu yöntemlerin faydasından söz edilemez. Belki konuşmayı engelleyici etkisi bile olabilir.

İngilizce Konuşmanın Formülü Nedir?

Formülümüz uygulamadır, yani İngilizce pratik yapmaktır. Bu da bol bol dinlemek ve konuşmak anlamına gelir. Eğitim müfredatımız buna uygun olmadığına göre, İngilizce pratik yapmak için önümüzdeki seçeneklerden biri yurt dışına gitmektir.

İngilizce konuşulan bir ülkede en az 6 ay yaşama şansınız varsa mutlaka değerlendirin. Ancak orada kaldığınız süre boyunca Türklerle arkadaşlık etmeyin. Tüm hayatınızı yoğun bir şekilde İngilizce ile kuşatın. Sürekli İngilizce okuyun, dinleyin ve konuşun.

İngilizce öğrenmek için yurt dışına gitmek şart mı?

Yurt dışında dil eğitimi son derece masraflı bir süreçtir. Veya maddi durumunuz elverişli olsa bile zaman olarak müsait olmayabilirsiniz. Ayrıca İngilizce konuşmak için mutlaka yurt dışına çıkmanız gerekmiyor. Hayatı boyunca hiç yurt dışına çıkmamış olan ve akıcı İngilizce konuşabilen birçok insan vardır.

Eğer dil eğitimi için yurt dışına gitme şansınız yoksa kendi kendinize İngilizce pratik yapabilirsiniz. Bunun için de Rahat İngilizce mini hikaye derslerimizde kullandığımız dinle ve cevapla metodunu kullanabilirsiniz. Mini hikaye soru cevap yöntemi sayesinde, bol bol İngilizce dinlemiş olacaksınız. Kolay sorulara yüksek sesle cevaplar vererek konuşma pratiği yapmış olacaksınız. Sistematik tekrar yöntemiyle çok kalıcı bir şekilde İngilizce öğrenecek, öğrendiklerinizi otomatik olarak kullanabilecek duruma geleceksiniz.

Rahat İngilizce eğitim seti içindeki derslerin avantajlarını özetleyecek olursak;

  • Eğlenceli ve kolay İngilizce dinleyeceksiniz.
  • Kolay soru-cevap tekniği ile konuşma pratiği yapacaksınız.
  • İngilizce grameri doğru ve otomatik kullanacaksınız.
  • İngilizce kelimeleri  ezber yapmadan kolayca öğreneceksiniz.
  • Bol tekrarlı dinlemelerle İngilizceyi otomatikleştireceksiniz.

Rahat İngilizce Hikayeleri ile Pratik İngilizce Öğreniyorum

İngilizce konuşmak mı istiyorsunuz?

O halde bu cümleye dikkat!

“Ders kitapları okuyup testler çözerek İngilizce konuşamazsınız!”

Akıcı İngilizce konuşmak için UYGULAMA şarttır.

İngilizcede uygulama demek, dinlemek ve konuşmak demektir.

Şimdi Rahat İngilizce hikâyelerimizi dinleyip, soru-cevap metoduyla konuşma pratiği yaparak İngilizce öğrenebilirsiniz.

Mini hikâye derslerimizde, her bölümde öğrendiğimiz gramer konusuyla ilgili hazırladığımız kısa bir hikâye anlatıyoruz. Sonrasında hikâyemizle ilgili kolay sorular sormaya başlıyoruz. Her sorudan sonra bir müddet cevap vermenizi bekliyoruz. Ardından doğru cevabı söyleyerek bir sonraki soruya geçiyoruz.

Bu şekilde tekrarlı soru cevap yöntemini kullanarak, yeni öğrendiğimiz kelimeleri ve cümle yapılarını otomatik olarak anlayıp kullanabilmenizi sağlıyoruz. Böylece, İngilizce anlama ve konuşma becerinizi çok hızlı bir şekilde geliştirebiliyorsunuz.

Rahat İngilizce setimiz, mp3 formatında dinleme derslerinden ve bu derslere ait pdf formatında yazılı dokümanlardan oluşmaktadır. Yani kargo beklemenize gerek yok! Tüm derslerimizi şimdi bilgisayarınıza indirin, soru-cevap hikâyelerimizi dinleyerek İngilizce öğrenmeye hemen başlayın!

Rahatingilizce.com

 

Paylaşmak Güzeldir :)
İngilizce Öğrenmede Gramer Ve Kelimelere Odaklanmak

İngilizce Öğrenmede Gramer Ve Kelimelere Odaklanmak

Rahat İngilizce ücretsiz email kursumuzda ikinci prensibimizi anlattığımızda, İngilizce Öğrenirken Büyük Resme Odaklanın demiştik.  Kolay İngilizce öğrenme teknikleri olarak da düşünebileceğiniz bu prensiplerin her biri çok önemli olduğundan, zaman zaman bu prensiplerimize biraz daha açıklık getirmek için bazı yazılarımda bu kurallarımıza tekrar dikkat çekmek istiyorum.

İngilizce öğrenmenin ve onu geliştirmenin en iyi yöntemi nedir? Bu basit bir soru değildir. İngilizce dilinin biçim yapısına mı, ya da anlamına mı yoğunlaşmak gerekir? Çünkü dilin bir şekil yapısı bulunmaktadır. Buna gramer (dil bilgisi) diyoruz. Büyük bir olasılıkla uzun bir süredir pek çok gramer kuralı çalıştınız. Ve bununla birlikte tabi ki dilin bir anlamı bulunmaktadır. Büyük bir ihtimalle yıllardan beri pek çok ingilizce kelimeler çalıştınız. Şimdi hangisi daha önemlidir? Bunlardan hangisi size daha akıcı konuşmayı getirir? Şekil mi, anlam mı? Gramer mi ya da kelime bilgisi mi? Esasen her ikisi de değildir.

Etkili ve kolay İngilizce öğrenmek için büyük resme odaklanmak gerekir. Büyük resme odaklanın derken tam olarak ne demek istiyorum? Şimdi bu sorunun cevabına geçmeden önce aşağıdaki videoyu izlemenizi rica ediyorum. Bu videoda, kartların rengini değiştirmekle ilgili bir illüzyon gösterisi izleyeceksiniz. Videoda konuşulanları anlamanız gerekmiyor. Sadece izleyin ve kartların renginin nasıl değiştiğini anlamaya çalışın.

Kart numarası filmini izlediniz mi? Artık bu videonun kartlarla ilgili olmadığını biliyorsunuz. Çoğu insan kartların renklerine bakmakla o kadar meşguldür ki daha büyük ölçekli renk değişimini fark edemezler. Giysiler değişiyor, masanın rengi değişiyor ve hatta bütün arkaplan rengi değişir. Öyleyse bu büyük renk değişimlerini niye kaçırdınız? Aslına bakarsanız bu oldukça normal bir durumdur. Bizim dikkatimiz oldukça kısıtlıdır. Bir şey üzerine çok fazla odaklandığımız zaman öbür şeyleri fark edemeyiz.

Şimdi söz konusu duruma bir de İngilizce öğrenme açısından bakalım. Esasen İngilizce öğrenme, işte bu kart rengi değiştirme numarasına çok benzerlik gösteriyor. Olup biten bir sürü şey var ama kartlara bakmaya çok fazla vakit ayırırsanız büyük resmi göremezsiniz. İngilizcedeki büyük resim, akıcı ve otomatik iletişim kurabilmektir.

Eğer her bir kelimeyi tercüme etmeye çok fazla odaklanırsanız, İngilizce kelimeleri ve gramer kurallarını çok fazla çalışırsanız İngilizce konuşma, dinleme ve anlama becerilerinizi ilerletemezsiniz. Şimdi daha açık bir biçimde ifade edelim. İngilizce kelimeleri ve gramer çalışmakta yanlış bir şey yok. Bunlar başlangıçta lazım olan şeylerdir. İngilizce kelimeleri ve gramer kurallarını ezberlemek başlangıç için ihtiyacınız olan şeydir. Ancak İngilizce öğrenmeyi, gramer öğrenmekten veya kelime ezberlemekten ibaret görmek çok yanlıştır. Çoğu arkadaşımız böyle gördüğü için akıcı İngilizce konuşamıyor. Gramer kurallarını sular seller gibi ezberliyorlar. Kelime listeleri yapıp, günde onlarca kelime ezberliyorlar. Buna rağmen, akıcı İngilizce konuşamıyorlar.

Akıcılıktan kastımız; doğal ve rahat bir biçimde, otomatik olarak İngilizceyi konuşup anlayabilmektir. O halde İngilizcenizi ilerletmenin yegane metodu nedir. Çözüm gerçekten çok basittir. Akıcı bir biçimde İngilizceyi konuşup anlamayı ilerletmenin bir tek metodu vardır: İngilizceyi daha fazla kullanmak. Daha fazla çalışmak değil, daha fazla uygulamak yani kullanmaktır. Formül, daha çok dinlemek aynı zamanda daha çok konuşmaktır.

İngilizce Dinleme ve Konuşma Pratiği Yapmak

Bunu en iyi şekilde nasıl yapacağınızı, gerek ücretsiz email kursumuzda gerekse yayınlarımızda sizlerle paylaşmaya gayret ediyorum. Her şeyden önce İngilizce öğrenme sürecinizde başarılı olabilmek için gerekli olan motivasyonu nasıl sağlayacağınızı birinci prensibimiz, Neden İngilizce öğrenmek istiyorsunuz? başlıklı yazımda açıklamaya çalıştım.

Daha çok İngilizce dinleme konusunda tavsiyelerimizi, üçüncü prensibimiz, İngilizce Öğrenmenin En Doğal Yolu başlıklı yazımda anlattım. Özetle söylemek gerekirse, bol bol İngilizce dinlemek yapabileceğiniz en verimli çalışmadır. Özellikle kolay ve ilginizi çeken konularda her gün sürekli dinleme çalışması yapmanızı öneririm.

İngilizce gramer ve kelime ezberlemeye odaklanmak yerine, içeriğe ve anlama odaklanmanız gerektiğini söylüyorum. Daha çok İngilizce konuşmayı nasıl yapacağınız konusunda da, İngilizce Konuşma Pratiği Nasıl Yapılır başlıklı yazımızda, hikayelerin gücünden ve soru cevap yöntemini nasıl kullanacağınızı anlatmıştım.

Herhangi bir sorunuz ya da yorumunuz varsa, lütfen bunları alt taraftaki yorum bölümünden bizlerle paylaşın.

Benzer Yazılarımız:

Paylaşmak Güzeldir :)
Çok İyi İngilizce Öğrenmenin Formülü

Çok İyi İngilizce Öğrenmenin Formülü

İngilizce öğrenmek ve geliştirmek için nasıl çalışmak lazım, neler yapmak lazım? Bu yazımızda bu konu hakkında çok beğenip Türkçeye çevirdiğim bir İngilizce makaleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Gerçekten de başta okullar olmak üzere, bir takım eğitim kurumları ve bireysel olarak İngilizce öğrenmek isteyenlerin bir çoğu, İngilizceyi gramer öğrenmekten ibaret olarak görüyorlar.

Ders kitapları okuyarak İngilizce öğrenmek mümkün olabilir elbette. Ama özellikle İngilizce konuşma konusunda ders kitapları işe yaramaz. O halde mükemmel İngilizce öğrenmenin formülü nedir? Ya da önce şöyle soralım, en önemli İngilizce becerisi nedir? İnsanlarla iyi iletişim kurabilmeniz için sahip olmanız gereken yetenek nedir?

Sözü hiç dolaştırmadan söylemek gerekirse, bir numaralı İngilizce becerisi akıcı bir anlatımdır. Düşünmeden, kafamızda tercüme etmeksizin konuşabilmektir. Akıcılık (fluency), yerli konuşmacılarla kolayca konuşabilmeniz anlamına gelir. Onlar sizi kolayca anlayabilir ve siz de onları kolayca anlayabilirsiniz. İngilizceyi otomatik olarak, anında anlar ve konuşursunuz. Akıcı bir konuşma, sizin İngilizcedeki en önemli hedefinizdir.

Bu konuda yapılan bir çok araştırma sonucuna göre, akıcılığı yakalamanın tek bir yolu var. Ders kitapları okuyarak akıcılığı elde edemezsiniz. İngilizce kurslarına gidip gramer öğrenerek akıcılığı elde edemezsiniz. Kelime listeleri ezberleyerek akıcılığı elde edemezsiniz.

Formül Dinlemektir.

Akıcı İngilizce konuşabilmek için, anlaşılabilir bir İngilizceyi tekrarlı olarak dinlemiş olmalısınız. İşte bu tek yoldur. Harika bir İngilizce konuşabilmek için, İngilizceyi gözlerinizle değil, kulaklarınızla öğrenmelisiniz. Başka bir deyişle, bol bol dinlemelisiniz. Kulaklarınız, kusursuz konuşmanın anahtarıdır.

Peki ama nasıl dinlemeliyiz? Evet, dinlediğiniz İngilizce anlaşılabilir ve tekrarlı olmalıdır. Bu iki kelime de çok önemli: Anlaşılabilir ve Tekrarlı. Anlamazsanız, hiçbir şey öğrenemezsiniz, ilerleyemezsiniz. İngilizce televizyonları izlemek işte bu yüzden işe yaramaz. Orada duyduklarınızın çoğunu anlamazsınız. Ve o, çok zordur, çok hızlıdır.

Açıkca belli değil mi? Eğer anlamazsanız, ilerleyemezsiniz. Yani en iyi İngilizce dinleme malzemeleri, kolay olanlardır. Evet bu doğru, çoğunlukla kolay İngilizce dinlemelisiniz. Çoğu öğrenci, çok zor İngilizce malzemelerini dinler. Onları yeterince anlamazlar, böylece yavaş öğrenirler. Daha kolay İngilizce malzemeleri dinleyin, konuşmanız daha hızlı ilerleyecek. Anlaşılabilirlik formülümüzün yarısıdır.

Anlaşılabilirlik yeterli değildir. Ayrıca pek çok tekrar yapmalısınız. Bir kelimeyi sadece bir kere duyarsanız, yakın zamanda onu unutursunuz. Eğer onu 5 kere duyarsanız, muhtemelen ilerde yine unutursunuz. Yeni bir kelimeyi yada gramer yapısını anında anlayabilir olmadan önce, onları pek çok kere işitmiş olmanız gerekir.

Kaç kere işitmek gereklidir? Pek çok insan yeni bir kelimeyi ebediyen hatırlamak için, onu 30 kere işitmelidir. Bir kelimeyi bilmek ve onu anında hatırlamak için, muhtemelen onu 50-100 kere duymanız gerekiyor.

İşte bu yüzden bir öğrencilerimize, bütün derslerimizi pek çok kere dinlemelerini söylüyoruz. Onlara mini hikâye derslerimizi, kelimeler derslerimizi her gün dinlemelerini söylüyoruz. Onlara her dersimizi toplamda 20-30 kere dinlemelerini tavsiye ediyoruz (Mesela, bir hafta boyunca günde en az iki kere). Yani en önemli iki nokta: Kolay İngilizce malzemeleri dinleyin ve her birini pek çok kez dinleyin.

Etkili Dinleme ve Kusursuz Konuşma

1. “Daraltılmış Dinleme” Uygulaması

“Daraltılmış Dinleme” aynı konu hakkında pek çok şey dinleme anlamına geliyor. Bu teknik, bir sürü farklı konuda dinlemekten çok daha etkilidir. Aynı konuda çok şey dinleyen öğrenciler, farklı konularda çok şey dinleyen öğrencilerden daha çabuk öğrenir ve daha iyi konuşurlar.

Mesela, bir konuşmacı seçip, ondan bir çok şey dinleyebilirsiniz. Onun internetteki tüm ses kayıtlarını, sesli kitaplarını ve tüm konuşmalarını dinleyin. Bu teknik çok güçlüdür çünkü, her konuşmacının kendi gözde kelime hazinesi ve gramer kalıpları vardır. Onlar doğal olarak, bu favori kelimelerini ve gramer kalıplarını pek çok kez tekrar ederler. Aynı kişiden pek çok şey dinleyerek, otomatik olarak pek çok kelime tekrarı yapmış olursunuz. Daha hızlı ve derinden öğrenirsiniz.

Başka bir örnek, bir konu seçip ona odaklanmaktır. Mesela kolay bir kitap okuyabilirsiniz, o kitabın sesli halini dinleyebilir, kitap hakkındaki medyada ve internetteki yorumları (podcast) takip edebilir ve varsa o kitabın filmini izleyebilirsiniz.

2. Dinleme Zamanınızı Bölün

Hiç ara vermeden iki saat boyunca dinlemek mi iyidir yoksa zamanınızı gün boyunca bölmek mi? Evet, dinleme zamanınızı bölmek en iyisidir.

Gün boyunca zamanınızı bölerek daha iyi hatırlar ve daha hızlı öğrenirsiniz. Yani sabahları 30 dakika dinlemek, sonra 30 dakika arabada ya da trende dinlemek, 30 dakika işten eve dönerken ve sonra 30 dakika yatmadan önce dinlemek daha iyidir. Aslında bu tam da bizim öğrencilerimize önerdiğimiz çalışma programıdır.

3. Bir iPod yada MP3 Player Kullanın

Bu aygıtlar harika! Bir tanesinin içine büyük bir dinleme kütüphanesi koyabilirsiniz. Ve böylece İngilizce derslerinizi her yere taşıyabilirsiniz. Bu sayede; yürürken, alışveriş yaparken, arabada, trende, yemek pişirirken… İngilizce öğrenebilirsiniz.

Bir iPod ile yada MP3 Player ile, CD leri düşünmek zorunda değilsiniz. Ayrıca internetten pek çok İngilizce dinleme parçaları bulabilirsiniz. İngilizce dersler, hikâyeler, podcastler, televizyon şovları, röportajlar ve sesli kitaplar bulabilirsiniz. Basitçe onları bilgisayarınıza indirir Mp3 playerinize kolay ve her yerde İngilizce öğrenebilirsiniz.

4. Filmleri Dinleyin

Filmler İngilizce öğrenmek için harikadır ama onları doğru kullanmalısınız. İngilizce bir filmin tamamını izlemeyin. Onu anlamazsınız ve bu yüzden hiçbir şey öğrenmezsiniz.

Her hafta sadece bir sahneyi ya da parçayı izleyin (belki 2-3 dakikalık bölüm olarak) Şu yolu izleyin:

a)      İlk olarak, filmi kendi dilinizdeki altyazı ile izleyin. Bu size genel anlamı kavramanıza yardım eder.

b)      İkinci olarak, sahneyi İngilizce altyazılı olarak izleyin. Durdurun. Anlamadığınız kelimelerin anlamlarını öğrenmek için bir sözlük kullanın. Yeni cümleleri bir defter oluşturup oraya yazın.

c)       Sahneyi birkaç kez İngilizce altyazıyla dinleyin. Bu sefer durdurmadan.

d)       Sahneyi birkaç kere altyazısız olarak dinleyin.

e)      a’dan d’ye tüm kuralları bir hafta boyunca hergün tekrarlayın.

İkinci hafta, bir sonraki bölüme yada sahneye geçin ve yine tekrarlayın. Bir filmi bitirmek çok uzun zamanınızı alacak. Hiç sorun değil çünkü, anlamanızı ve konuşmanızı çok hızlı ilerleteceksiniz. Bu yöntem güçlüdür, onu kullanın.

5. Aynı Anda Okuyun ve Dinleyin

Birlikte okumak ve dinlemek çok güçlüdür. Bir şeyi dinlediğiniz zaman aynı anda okuyun. Bu sizin telaffuz kabiliyetinizi geliştirecek. Aynı anda hem okuyup hem dinlemek, daha zor olan malzemeleri anlamanıza da yardımcı olur. Okuyarak ve dinleyerek daha hızlı öğrenirsiniz. Bunu birkaç kere yaptıktan sonra, okuma malzemesini bir kenara bırakıp sadece dinleyin. Daha çok anlayacak ve daha hızlı gelişeceksiniz. Daima hem yazılı hem işitsel malzemeler bulmaya çalışın.

Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşmak için aşağıdaki yorum bölümüne mesajınızı yazabilirsiniz.

Paylaşmak Güzeldir :)
İngilizce Kurslarına Gitmek Neden İşe Yaramaz

İngilizce Kurslarına Gitmek Neden İşe Yaramaz

İngilizce öğrenme sürecinde, hangi seviyeye kadar İngilizce öğrenmeyi isteriz? Elbette İngilizce öğrenme amacımız rahat bir şekilde insanlarla iletişim kurabilmektir. Yani nihai hedefimiz akıcı İngilizce konuşmaktır. Peki, bu amacımızı, hedefimizi gerçekleştirmede ne derece başarılı olabiliyoruz.

İngilizce öğrenmek, öyle çok kısa bir zamanda olabilecek bir şey değildir. Bunun için aylarca çaba gösteriyoruz, zahmet veriyoruz ve masraf ediyoruz. Hadi devlet okullarında gördüğümüz İngilizce derslerini bir kenara bırakalım. Orada dersleri geçecek kadar kitaplardan biraz bilgi ezberlesek yeter diyelim. Ama bir çoğumuz, akıcı İngilizce konuşabilmek için dil kurslarına gidiyoruz. Ancak maalesef arzuladığımız sonucu yine elde edemiyoruz.

İşte bu yüzden bir çok İngilizce kursundan hiç hoşlanmıyorum. Aslında kurslarla ve orada çalışanlarla bir alıp veremediğim yok tabi. Ben aslında bu kurslarda uygulanan eğitim sisteminden hoşlanmıyorum. Özel İngilizce kurslarının, devlet okullarındaki İngilizce derslerinden farklı bir yöntemle ve anlayışla çalışmaları gerekirken, sanki devlet okullarındaki sistem başarılıymış gibi aynı tarzla, aynı eğitim sistemiyle ders yapmaya devam ediyorlar. Şimdi İngilizce kurslarını sevmememin nedenlerinden biraz bahsedeyim.

İngilizce Kurslarını Neden Sevmiyorum?

Birincisi, birçok İngilizce kursu çok monoton ve çok sıkıcıdır. Belki siz de zamanında bunlardan bazılarına gitmişsinizdir. Ne yapılır bu kurslarda? Siz bir sandalyede veya sıranızda oturursunuz. Öğretmen tahtaya bazı cümleler yazar. Sonra bu cümlelerin öznesini, yüklemini, nesnesini falan daire içine alıp tek tek anlatır. Siz de defterinize harıl harıl notlar alırsınız. Nihayet dersin sonlarına doğru uykunuz gelmeye başlar. Sonra başka bir cümle yazılır ve bir sürü gramer kuralını ezberlemeye çalışırsınız.

Konuşma İngilizcesinden Uzak ve Yapay

Daha sonra ders kitapları açılır. Oradan seçilen bir bölüm okunur. Belki bir müzik setine CD takarlar ve iki aktörün (gerçek hayattaki günlük konuşmalarla hiç ilgisi olmayan) konuşurmuş gibi yapmalarını dinlersiniz. Bunlar, “Hello, my name is John. Nice to meet you. How are you? Fine thanks, and you?” şeklinde konuşmalardır.

Bunları bir yerden hatırlıyor musunuz? Tamamen doğallıktan uzak şeyler ve çok sıkıcı. Gerçek hayatta kimse böyle konuşmaz. Hatta buna yakın bile konuşmazlar. Çoğu İngilizce kursunda bu kadar bir dinleme bile yoktur. Hep o sıkıcı ders kitapları takip edilir. Bazen saatlerce sandalyenizde oturmaktan, dersten kopar başka şeyler düşünmeye başlarsınız ve uykunuz gelir.

İngilizce Testler Stresli ve Sıkıcıdır

İkinci neden, İngilizce kurslarının bazen çok stresli olabilmeleridir. Çünkü sizleri sürekli sınavlara, testlere tabi tutarlar. Size durmadan puanlar verirler, başaramadığınız zaman kırık puanları yapıştırırlar. Ne zaman bir konuşma denemesinde bulunsanız; öğretmen, hayır yanlış söyledin diyerek hemen sizi düzeltir. Böylece üzerinizde psikolojik bir baskı oluşturup, sizi hata yapmaktan korkuturlar. Halbuki hata yapmak, öğrenme sürecinin en doğal sonuçlarından biridir.

Artık ne zaman İngilizce konuşmaya çalışsanız veya İngilizce bir şey duysanız, hemen bir gerginlik ve stres durumu yaşarsınız. Bu çok korkunç bir durumdur. Çocukları ana dillerini öğrenirken (kurslarda ve okullarda değil ama anne babalarının yanında) hata yapma endişesi taşımazlar. Onlar sadece oyun oynarlar, etrafı dinlerler, konuşurlar ve eğlenirler. Çocuklar konuşmayı öğrenme sürecinde bir sürü hata yaparlar. Ama hata yapmaktan asla korkmazlar, endişe etmezler, utanmazlar ve gerilmezler. Gayet rahat ve kolay bir şekilde, doğal yoldan, çabucak konuşmayı öğrenirler. Sizin de istediğiniz aslında budur. Ama İngilizce dil kursları böyle öğretmezler. Onlar tam tersini yaparlar. Kurslarda sadece çok fazla stres ve gerilim vardır.

İngilizce Pratik Eksikliği

Üçüncü ve son neden, İngilizce kurslarının genelde çok pasif olmasıdır. Pasiften kastım şudur. Öğretmen tahtaya geçer, bir şeyler yazar ve sürekli konuşur. Bu zaman zarfında siz ne yaparsınız? Sandalyenizde veya sıranızda oturup hiçbir şey yapmazsınız. Bazen öğretmen size yanınızdaki arkadaşınızla konuşmanızı, pratik yapmanızı söyler. Yanınızdaki diğer bir öğrenciyle pratik yapmak: Hi how are you? I’m fine and you? Bu şekilde çok az bir pratik yaparsınız. Ama bu aktiflik değil, pasifliktir. Ortamdaki enerji çok düşüktür.

Genel Değerlendirme

İşte genel olarak bu üç sebep ve daha bunlar gibi daha fazla sebepten dolayı, İngilizce dil kurslarından pek hoşlanmıyorum. Bu İngilizce öğrenmek için iyi bir yol değildir. Beni anladığınızdan ve bana hak verdiğinizden eminim. Daha önce bu tür kurslara katılmış olan arkadaşlarımız, ne demek istediğimi daha çok daha iyi anlarlar. Bizleri İngilizceden soğutan da işte bu stresli ve sıkıcı eğitim sistemidir.

Şimdi diyorsunuz ki, seni anlıyorum ve hak veriyorum ama ne yapacağız şimdi? Bu sistemin alternatifi nedir? Nasıl doğal yoldan sıkılmadan aktif bir şekilde İngilizce öğreneceğiz? Evet ben de tam olarak bunun üzerinde çalışıyorum. Özet olarak ifade edecek olursak, şunları yapmanızı öneririm:

  1. Bol Bol Günlük Konuşma İngilizcesi Dinleyin
  2. Sıkıcı Testlerden Uzak Durun
  3. İngilizce Pratik Yapın: Kolay içerikler dinleyin ve konuşun
  4. Otomatikleştirmek İçin Tekrarlı Çalışın

 

Rahat İngilizce eğitim sisteminde bu tür olumsuzluklar yaşamadan, İngilizceyi hızlı ve kolay öğreneceksiniz. Daha ilk derslerden itibaren aktif olacaksınız ve konuşma pratikleri yapacaksınız. Eğlenceli mini hikaye dersleri ile öğrendiğiniz bilgileri hafızanızda canlandıracak ve kalıcı bir şekilde İngilizce öğreneceksiniz. Tekrarlı soru cevap yöntemi ile bol bol İngilizce dinleyecek ve kolay sorulara yüksek sesle cevaplar vererek pratik yapacaksınız.

İngilizce Pratik Çalışması

Aşağıdaki videoda, Rahat İngilizce eğitim seti içerisindeki bir bölümden mini hikaye ve ekstra derslerinin bir karışımını izleyeceksiniz. İngilizce cümleleri dinleyin ve cevapları yüksek sesle söylemeye çalışın. Bu videoyu tekrarlı olarak izleyin. Her seferinde cevaplarınızı daha hızlı ve güvenli bir şekilde söylemeye çalışın.

Bu yazıyla ilgili her türlü soru ve görüşlerinizi aşağıdaki yorum bölümünden bizimle paylaşmanızı bekliyorum.

Paylaşmak Güzeldir :)
Rahat İngilizce Eğitim Sistemi Nedir?

Rahat İngilizce Eğitim Sistemi Nedir?

İngilizce eğitimi hemen herkesin, hayatında bir şekilde karşılaştığı bir konu olmuştur. Çoğumuz okullarda, İngilizceyi geçmemiz gereken bir ders olarak gördük. Birçoğumuz da okullardaki derslerle yetinmeyip özel İngilizce kurslarına bile gittik. Ancak bir şey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama, Türkiye’de İngilizce konuşabilme oranı çok düşüktür.

Bu konuda ülkemizde şu iki duruma çok sık rastlarız. Birinci durumdaki insanlarımız, dil öğrenme konusunda yetenekli olmadıklarını, bu yüzden de İngilizce konusunda başarısız olduklarını düşünürler. İşte bu olumsuz inançlar yüzünden (okul dersleri gibi) mecbur kalmadıkça İngilizceye bulaşmak istemezler.

İkinci durum ise daha enteresandır. Okullarda ve kurslarda İngilizce grameri öğreniriz. Kelime bilgimiz de gayet iyidir. Girdiğimiz sınavlardan yüksek notlar alırız. Okuduğumuz kitapları bile büyük ölçüde anlayabiliriz. Ama konuşmaya gelince konuşamayız. Bu durumdaki arkadaşlar durumlarını şöyle ifade ederler: “Anlıyorum ama konuşamıyorum”.

Neden İngilizce Konuşamıyoruz?

Yukarıda bahsettiğim birinci durum, tamamen bir ön yargı ve olumsuz inanç geliştirmekle ilgilidir ve doğru değildir. Elbette bir yabancı dil öğrenme konusunda insanların yetenekleri farklı olabilir. Birisi diğerine göre daha hızlı öğrenebilir. Ama sonuçta hepimiz ana dilimiz Türkçeyi konuşabildiğimize göre, dil öğrenme konusunda bir sıkıntımız yok demektir. Bir başka ifadeyle bizim beynimiz, dil öğrenme konusunda çok elverişlidir, çok yeteneklidir. Herkes İngilizce konuşmayı öğrenebilir. Yeter ki, olumsuz inançlarından kurtulup doğru tekniklerle İngilizce öğrenmek için çaba göstersin.

Doğru İngilizce öğrenme teknikleri konusu da, yukarıda bahsettiğim ikinci durumdaki arkadaşların sorununa cevap teşkil etmektedir. Maalesef Türkiye’de yaygın olarak İngilizce eğitiminde yanlış teknikler kullanılıyor. İngilizceyi ders kitaplarından öğrenmeye çalışıyoruz. O yüzden gerçek İngilizce konuşmaları, İngilizce filmleri, dizileri duyduğumuz zaman hiçbir şey anlamıyoruz. İngilizceyi gramer kurallarını ezberleyerek öğrenmeye çalışıyoruz. O yüzden İngilizce konuşmaya çalıştığımız zaman bocalayıp tekliyoruz. Kafamızdan önce Türkçe düşünüp, onu İngilizceye tercüme edip söylemeye çalışıyoruz.

Rahat İngilizce Nedir?

rahatingilizceYıllardır İngilizce öğrenmeye ve İngilizcemi geliştirme çalışan biri olarak, yukarıda bahsettiğim iki durumu da yaşadım. Ortaokul, lise ve üniversite yıllarında İngilizce derslerine hep ön yargılı yaklaştım. Okuldaki İngilizce derslerini bir şekilde geçtim ama öyle işte. Üniversite bitirdikten sonra iş hayatına atılacağım ama her yerde karşıma İngilizce çıkıyor. Bu işi artık bir şekilde halletmeliyim diyerek İngilizce kurslarına gittim. Bu dönemde birinci durum diye bahsettiğim ön yargılarımdan kurtuldum ama bu sefer ikinci durumda bahsettiğim olayı yaşadım. Gramer biliyorum, kelime biliyorum, testleri süper çözüyorum, sınavlarda harikayım ama konuşamıyorum.

Bakıyorum Avrupaya, insanlar çok rahat İngilizce konuşuyorlar. Bakıyorum adamlar benim kadar gramer ve kelime bilmiyorlar ama bir şekilde akıcı İngilizce konuşabiliyorlar. Bunun nedenleri nedir diye başladım araştırmaya. İnternetten pek çok makale okudum, videolar izledim. Başarılı olmuş sistemleri inceledim. Bulduğum sonuçlar da gösteriyordu ki, bu zamana kadar hep yanlış metotlarla İngilizce öğrenmeye çalışmışım. Doğru teknikleri uygulamaya başlayınca, kısa zaman içinde farkı hissetmeye başlamıştım.

Ders kitaplarında anlatılan İngilizceyle günlük hayatta kullanılan İngilizce çok farklıdır. Ayrıca gramere odaklanmak İngilizceyi akıcı konuşmanın önündeki en büyük engeldir. Akıcı İngilizce konuşabilmek için İngilizceyi doğal yollardan öğrenmek gerekir. Tıpkı çocukların ana dillerini öğrendikleri gibi doğal ve doğru teknikleri uygulamak gerekir. Bir düşünün, biz çocuklarımıza konuşmayı ders kitaplarından mı öğretiyoruz? Ya da onları sınavlara, testlere mi sokuyoruz. Tabi ki hayır.

İşte bu uzun araştırmalarım ve uygulamalarım sonunda öğrenmiş olduğum teknikleri kullanarak bir İngilizce eğitim seti hazırlamaya karar verdim. Herkesin doğru teknikleri kullanarak hızlı ve kolay İngilizce öğrenmesini ve akıcı konuşabilmesini istiyorum. Geliştirdiğim bu öğrenme sistemine Rahat İngilizce Sistemi adını verdim. Hazırlamakta olduğum ve yakında bu sitede sizlerle paylaşacağım derslere de Rahat İngilizce Eğitim seti adını verdim.

Neden Rahat İngilizce?

Çünkü bu sistemde ders kitapları kullanmayacağız. Gramer kurallarına boğulmadan, ezber yapmadan İngilizce öğreneceğiz. Bu sistemde sınav yok, test yok, boşluk doldurma yoktur. Yani stres yok, endişe yok. Sadece dinleyerek İngilizce öğreneceğiz. İşte bu yüzden oluşturduğum sisteme ve hazırladığım derslere Rahat İngilizce adını verdim. Doğru İngilizce öğrenme tekniklerini, Rahat İngilizce öğrenme prensipleri olarak sizlere yakın zamanda anlatacağım. Böylece tam olarak neyin yanlış olduğunu ve nasıl hızlı ve kolay İngilizce öğrenebileceğinizi bileceksiniz.

Rahat İngilizce eğitim setini, 2014 Temmuz veya Ağustos ayı içerisinde bitirip bu sitede sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Öncelikle yeni başlayanlar için, yani sıfırdan İngilizce öğrenmek isteyenler için bir başlangıç seti çıkaracağım. Bu başlangıç setinin içerisinde 4 adet temel bilgiler bölümü ve 16 adet diğer konulara ait bölümler olacak. Tüm derslerin mp3 ses dosyası ve derslerin yazılı hali olan bir transcript pdf dosyası bulunacak.

Her bölümün içerisinde, çok aşırı teoriye girmeyen dozunda bir anlatımla, bir adet gramer dersi bulunacak. Yine her bölümün içinde birer adet mini hikaye ve extra dersleri olacak. Mini hikaye dersinde, o bölümün gramer konusunu içeren küçük bir hikaye anlatıyorum. Sonra bu hikayeyle ilgili bir çok basit sorular soruyorum. Her sorudan sonra bir süre cevap vermeniz için bekliyorum ve sonra doğru cevabı söylüyorum. Bu soru cevap tekniği, İngilizce konuşmayı geliştiren çok güçlü bir metottur.  Mini hikaye ve soru cevapları tamamen İngilizce olacak. Extra dersinde ise mini hikayedeki tüm kelime ve cümlelerin Türkçe anlamlarını öğreneceğiz.

Rahat İniglizce eğitim seti özet olarak böyle bir şey olacak. Dersleri tam olarak nasıl çalışacağınız ve hangi konuları öğreneceğinizi, Rahat İngilizce çalışma rehberinden ayrıntılı olarak öğreneceksiniz. Rahat İngilizce başlangıç setini bitirmeme birkaç ay kaldı. O zamana kadar sitemizde zaman zaman İngilizce eğitimiyle ilgili makaleler paylaşacağım. Bu konuda sizlerin de yorumlarını merak ediyorum. Lütfen aşağıdaki yorum bölümünden yorumlarınızı ve sorularınızı bana iletin. Şimdilik hoşça kalın.

Fatih Erdem.

Paylaşmak Güzeldir :)