Prensip 1 Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorum?

Rahat İngilizce ücretsiz e-mail kursunun ilk gününde birinci prensibimizi öğreneceğiz. Birinci prensibimiz; İngilizceyle ilgili değil, direk olarak bizimle ilgilidir. Yani bu prensibimizde teknik değil, psikolojik bir konudan bahsedeceğim. İngilizce öğrenme konusunda, yarım yamalak bir şeyler yapmış olmak değil de, gerçekten başarılı olmak istiyorsanız önce birinci prensibimizi anlayıp, onu kendinizde görmeniz gerekiyor.

Prensip 01: Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorum?

İngilizce öğrenmeyi gerçekten istiyor musunuz? Yoksa birisi veya bir şey sizi öğrenmeye mi zorluyor? Okullarda; dersleri vermek, sınavlardan iyi not alıp sınıfı geçmek için İngilizce öğrenmemiz gerekiyordu. Yani okul ve öğretmenler bizi İngilizce öğrenmeye mecbur ediyor, zorluyordu.

Şimdi, İngilizce öğrenme konusunda etkili ve başarılı sonuçlar almak istiyorsanız, gerçekten İngilizce öğrenmek istediğinizi ve bunu ne kadar istediğinizi anlamanız, bilmeniz gerekiyor. Ayrıca olumsuz ve bizi kısıtlayıcı ve sınırlayıcı inançlarımızdan da kurtulmamız gerekiyor. Kısıtlayıcı ve sınırlayıcı olumsuz inançlarımızdan kurtulmak için öncelikle bunlara biraz yakından bakalım.

İngilizceyle ilgili geliştirdiğimiz en yaygın sınırlayıcı inançlarımız şunlardır;

  1. İngilizce öğrenme konusunda yeteneğim yok.
  2. İngilizce zordur.

Herkes ana dilini konuşmayı öğrendiğine göre, dil öğrenme konusunda yeteneksiz olduğunuzu düşünmeniz için hiçbir sebep yoktur. Ama okullarda ve kurslarda karşılaştığınız insanlardan bazılar gerçekten çok hızlı öğrenirken, bazıları neden yavaş öğreniyor? Çünkü okullardaki eğitim sistemi, dili konuşmayı ve kullanmayı değil, analiz etmeyi öğretiyor. Beyninizi dil hakkında düşünmeye ve gramer kurallarıyla ona matematik yaptırmaya çalışıyorsunuz.

öğrenciler-için-ingilizceDurum böyle olunca, insanların öğrenme hızları da farklı oluyor. Çünkü okullarda dil öğrenmiyor, onun matematiğini ve analitiğini öğreniyorsunuz. Demek ki, daha önce gördüğümüz yanlış eğitim metotları yüzünden beynimize yerleşmiş olan, İngilizceyle ilgili yeteneğimiz olmadığı inancını kafamızdan söküp atmamız gerekiyor. Bunu yapmak için her gün kendinize inanarak şunu söyleyin ve tekrarlayın: Ben İngilizce öğrenmede süperim. Olumsuz ve sınırlayıcı inançlarınızdan tamamen kurtulana kadar bu cümleyi her gün on kere, yirmi kere kendinize söyleyin. Kararlı bir ses tonuyla inanarak söyleyin.

Gelelim ikinci sınırlayıcı inancımıza: İngilizce öğrenmek zordur. Yine yanlış eğitim metotları yüzünden edindiğimiz bir olumsuz inanç. Okullardaki ders kitapları gerçekten berbattır. Hiç ilgi duymadığınız konularda, belki günlük hayatta konuşulan dille alakası bile olmayan şeyleri bize öğretmeye çalışırlar. Gramer kuralları deseniz, bizi boğup bunaltmaktan başka işe yaramazlar. Bir Amerikalının, bir İngiliz’in yani yerli konuşmacıların bile bilmediği kadar gramer kurallarını iyi biliriz. Ama konuşamayız, bilgilerimizi uygulayamayız. İşte bu yüzden İngilizceye karşı olumsuz duygu ve düşünceler geliştiririz. Kısıtlayıcı inançlarımız işte bu yüzden oluşur.

Aslında İngilizce öğrenmek zor değildir. Beynimize ters gelen yöntemler yerine, onun aşina olduğu yöntemlerle, onun sevdiği yöntemlerle öğrenirsek, İngilizce gerçekten çok eğlenceli ve kolaydır. Ama uzun soluklu bir iştir. Düzenli ve sürekli çalışmayı gerektirir. Bu da kararlı ve sabırlı olmayı gerektirir. Yine bu olumsuz inancımızdan kurtulmak için, kendimize her gün İngilizcenin kolay ve zevki olduğunu tekrar tekrar söylüyoruz. Şimdi olumsuz sınırlayıcı inançlarımızdan kurtulduğumuza göre, İngilizce öğrenmeyi istiyor muyuz ve ne kadar istiyoruz bir bakalım.

Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorsunuz?

Uzun süreç gerektiren işlerde, garantili sonuçlar elde etmenin formülü şudur: İstemek, çok istemek, tutkulu olmak, adanmak. Yani sadece istemek yetmez. Bir şeyi elde etmek için tutkulu olmak ve adanmak, yani onun için ne gerekiyorsa fazlasıyla yapmaya hazır olmak ve yapmak gerekir.

Şimdi İngilizce öğrenmeyi gerçekten istiyor musunuz ve ne kadar istiyorsunuz, anlamak için bir test yapalım. Bir kâğıt kalem alıp İngilizce öğrenme gerekçelerinizi, nedenlerinizi yazın. Ne kadar çok nedeniniz varsa o kadar iyidir.

Neden İngilizce öğrenmek istiyorsunuz? İngilizce öğrenme amacınız nedir? Ben akıcı İngilizce konuşmak istiyorum diyorsanız, neden akıcı İngilizce konuşmak istiyorsunuz (size sağlayacağı faydalar nelerdir.)? Mesela;

  • Dünyayı gezmek, yurtdışına seyahat etmek mi istiyorsunuz?
  • İş hayatında kariyer yapıp, daha iyi şartlarda mı çalışmak istiyorsunuz.
  • Kendi işinizi geliştirip, yurt dışına açılmayı, ithalat ihracat yapmayı mı istiyorsunuz?
  • İngilizce filmleri ve dizileri orijinal olarak izleyip anlayabilmek mi istiyorsunuz?
  • Eğitiminize Amerikada, İngililterede veya Kanadada mı devam etmek istiyorsunuz?
  • Çocuğunuzun iki dil konuşabilmesi için ona yardımcı mı olmak istiyorsunuz?

Daha başka ne kadar sebep bulabiliyorsanız yazın. Bütün sebeplerinizi bir liste halinde yazdıktan sonra onları birincil önceliklerine göre sıralayın. Şimdi gözlerinizi kapatın ve yazdığınız bütün bu nedenleri kafanızda gerçekleştirmiş olduğunuzu hayal edin. Önce birinci sebebinizden başlayın. Hayalinizi mümkün olduğu kadar renkli ve parlak bir şekilde kafanızda canlandırın. Kendinizi çok iyi ve akıcı İngilizce konuşuyorken düşünün.

Sevdiklerinizin, arkadaşlarınızın ve çalışma ortamında beraber olduğunuz meslektaşlarınızın size nasıl baktıklarını hayal edin. Çok iyi İngilizce bildiğiniz için ne kadar iyi imkânlara sahip olduğunuzu hissedin. Bu sebeplerinizi, yani hedeflerinizi gerçekleştirdiğiniz zaman nasıl bir hataya sahip olacağınızı en güçlü şekilde hayalinizde canlandırın. Canlandırdığınız şeyleri büyütün, renklendirin, seslendirin ve yaşayın. Ve bu uygulamayı her gün yapın. Bu size, uzun sürecek İngilizce maratonunuzda gerekli olan motivasyonu sağlayacaktır.

İngilizceyi Sevdiğiniz İçin Öğrenin

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde İngilizce öğrenme nedenlerimizi tespit ettikten sonra, İngilizce çalışma ve öğrenme sürecimiz sıkıcıysa bu da bizim için büyük bir problemdir. Yukarıda, dersimizin başında ders kitaplarının ne kadar sıkıcı olduğundan bahsettik. O halde ders kitaplarını bırakıp, İngilizce öğrenme sürecimizi mutlaka keyifli hale getirmeliyiz. İngilizce çalışmayı, İngilizce öğrenmeyi sevmeliyiz. Sevilen bir şey, isteyerek yapılır. Sevmeden istemeden yapanlar çok yavaş öğrenirler, hiçbir zaman o alanda iyi olamazlar. Ve çabucak sıkılır ve bırakırlar. Yapmaktan hoşlandığınız bir aktivite düşünün. Onu tekrar tekrar yapmak istersiniz değil mi? Hobileriniz veya oynamaktan zevk aldığınız oyunlar gibi.

Peki, İngilizceyi nasıl keyifli bir aktivite haline getiririz? Öncelikle, sizi sıkan konularda kesinlikle okuyup dinlemeye çalışmayın. Sevdiğiniz, ilgili olduğunuz alanlarda kolay parçalar, videolar bulup, bol bol okuyun ve dinleyin. Zorunda olduğunuz için değil, keyif aldığınız için okuyun ve dinleyin. Size ilginç gelen, size heyecan veren, keyif veren konulara odaklanın. Öğrenmeyi sevdiğiniz şeyleri İngilizce olarak okuyun, dinleyin ve öğrenin. Zor parçaları bırakın, çocuk kitaplarından başlayın.

Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi aşağıdaki yorum bölümünden bizimle paylaşın…

Rahat İngilizce Prensipleri:

Trackbacks/Pingbacks

  1. İngilizce Ders Çalışma Tavsiyeleri | Rahat İngilizce - […] olan istek ve heyecanımızı kendimize hatırlatmalıyız. Bu konuda ayrıntılı tavsiyelerimizi Rahat İngilizce sistemi birinci prensibinde […]

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir