Prensip Dört

Otomatik İngilizce Konuşma Formülü

Dördüncü prensibimiz, İngilizceyi düşünmeden, tereddüt etmeden yani otomatik konuşabilmenin sırrıdır. Şimdi kendinizi Türkçe konuşurken gözlemleyin. Söyleyeceğiniz cümle içerisinde hangi kelimeleri kullanacağınızı, hangi gramer yapısını kullanacağınızı düşünüp sonra mı konuşuyoruz? Yoksa bir çırpıda, otomatik olarak mı? İşte İngilizce için de amacımız budur.

otomatik-konusma-becerisiOtomatik olarak İngilizce konuşmak. Gramer düşünmeden, kafamızın içinde cümlelerimizi önce tercüme edip sonra söylemeden direk olarak İngilizce düşünüp konuşmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için Rahat İngilizce dördüncü prensibimizi öğrenip uygulamamız gerekiyor.

İngilizceyi Otomatikleştirmek İçin Tekrarlı Çalışma ve Öğrenme.

Tekrarlı öğrenme bize, İngilizce kelimeleri ve cümleleri derinlemesine öğrenmemizi, yani onları özümseyip kendi ana dilimiz gibi otomatik olarak kullanmayı sağlar. İngilizceyi çok iyi konuşmak için, kelimeleri ve cümle yapılarını özümseyerek öğrenmemiz, onlarda ustalaşmamız gerekiyor.

Ne yazık ki, yine okullarda yapılan en büyük yanlışlardan biri de hızlı ve tekrarsız gitmektir. Okullarda ve özel İngilizce kurslarında güdülen amaç, ders kitabı bir an önce bitirmektir. Müfredat, yani kitabın içindeki tüm konular ve bütün gramer kuralları hemen öğrenilip bitirilmelidir. Okullarda her hafta yeni bir konu, içerisindeki yeni kelimeler, yeni gramer konusu bitirilip hemen diğer bölüme geçilir. Durum böyle olunca, öğrenciler belli bir konuda yeterince uygulama ve pratik yapamadıkları için, öğrenilen bilgiler hemen unutulur.

Şimdi diyelim ki, İngilizcede basit geçmiş zaman konusunu öğrendiniz. Bu konu üzerinde tekrar tekrar uygulama ve pratik yapmanız gerekir. Yeterince pratik yapmadan, hemen diğer konulara geçerseniz, o konuda sürekli tereddüt yaşarsınız ve hata yaparsınız. Basit geçmiş zaman konusunu, İngilizce konuşurken otomatik olarak kullanabilmek için tekrar tekrar çalışmalı, pratik yapmalı ve uygulamalısınız.

Bu yüzden ben, Rahat İngilizce setini kullanan arkadaşlara her bölümü bir hafta boyunca, en az 4-5 gün boyunca her gün birkaç kere dinlemelerini söylüyorum. Bir bölümü en az 4-5 gün boyunca dinlemeden diğer bölümlere geçmeyin diyorum. Çünkü, o bölümü iyice sindirerek öğrenmemiz, konuyu özümseyip ustalaşmamız gerekiyor. Eğer mini hikaye derslerinde sorduğum kolay sorulara otomatik olarak cevap verecek duruma gelmediyseniz 4-5 gün de yetmez, daha çok tekrar yapmalısınız diyorum.

İngilizce öğrenmek, bir yarış değildir. Hızlı gidip bütün konuları bitirmenize gerek yoktur. O yüzden biraz yavaş ve tekrarlı gitmelisiniz. Aynı konuyu, aynı kalıbı, aynı kelimeyi tekrar tekrar duymalı ve söylemelisiniz. Böyle çalışmak size biraz tuhaf gelse de, yavaş öğrendiğinizi düşünseniz de aslında tam tersi çok şey öğrenmiş ve çok sağlam öğrenmiş olursunuz. O yüzden panik yapmayın ve bu çok önemli prensibimizi mutlaka uygulayın.

Bir işte ustalaşmanın formülü tekrarlı çalışmaktır. Ünlü müzisyenlere bakın bunu göreceksiniz. Onlar çaldıkları enstrümanla, aynı küçük ve basit parçaları bile tekrar tekrar, belki yüz binlerce kez çalmışlardır. Veya ünlü sporculara bakın. Örneğin ünlü golf oyuncusu Tiger Woods, swing denilen en temel vuruşu kaç kez yapmıştır sizce? Ya da meşhur basketbolcu Michael Jordan, aynı free shot (serbest atışı) belki de milyon kere yapmıştır. Bu insanların alanlarında çok iyi olmalarının sebebi tekrarlı uygulama yapmış olmalarıdır.

Tekrarlı çalışmak, akıcı İngilizce konuşmanın anahtar tekniklerinden biridir. Aynı konuyu mutlaka tekrar tekrar çalışın. Aynı dersi tekrar tekrar dinleyin. Aynı okuma parçasını tekrar tekrar okuyun. Bazı arkadaşlar, böyle aynı şeyi tekrarlı yapmanın gereksiz olduğunu düşünebilir. Ama kendimizden pay biçelim. Türkçe ana dilimiz olduğu halde hala konuşurken geçmiş zaman kullanıyoruz değil mi? Yok arkadaş ben sıkıldım artık geçmiş zaman kullanmak istemiyorum diyen birini gördünüz mü? Aynı yapıları, kalıpları ve kelimeleri tekrar tekrar yıllardır kullandınız ve kullanmaya devam edeceksiniz. O yüzden böyle otomatik ve akıcı bir şekilde, düşünmeden Türkçe konuşabiliyoruz.

O halde Rahat İngilizce dördüncü prensibini iyi anlayıp onu mutlaka kullanın. Unutmayın bilmek yetmez. Uygulamazsanız bildikleriniz işe yaramaz. İngilizceyi yavaş ve tekrarlı öğrenin.

Rahat İngilizce Prensipleri:

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir